(TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİREMEZSİNİZ)

Brutus,Sezar’ın en inandığı,güvendiği,mutemet ve sadık hizmetçilerindendir. Sezar’ın düşmanları, Brutus’la dostluklar kurarak, Sezar’ı hançerlemesi için ikna ederler. Tam hançerleyeceği anda korumalar mani olurlar.
Brutus’un nadim oluşuna inanan Sezar. Onu af eder ve eski yetkilerini geri verir. Günler, aylar geçer. Çevresi ile hamama giden Sezara,Sadık uşağı olarak görülen Brutusta katılır. Bu hain, peşti malının altına sakladığı hançerle hamama girer. Sezar’ı hançerler. Sezar ancak (yine mi sen brutus) diyebilir. Müdahale etmeye çalışan korumalara Sezar (BIRAKIN HANÇERLESİN TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİREMEZSİNİZ) der.
Ömrümün kışında olduğumu hatırlamadan. Hatta (Vakit Çok Geç) bile demeden. Yılda bir de olsa Köyüme gidip geçmişime bir Fatiha okuma mutluluğuna erdiren yaratana şükrediyorum. Bu seyahatte, köyüm ve köylerimizin yok olup gittiğini. Bilhassa yüzlerce yıllık mimari özelikleri ile tarihe mal olmuş evlerin yıkılıp kaybolması.Topraklarımızın ise (YAĞMUR ORMANLARINA) bürünüp,içlerine vahşi tabiat sakinlerinden başkasını kabul etmediklerini görmek beni ve benim gibi bakıp görebilenleri üzmektedir.
O günler, Düşünüyor ve (Allah rızık kapısının birini kapatır.Diğerini Açar)sözü ile teselli buluyordum. Bu ormanların büyük çoğunluğunu, aşısız elma,armut ve kiraz ağaçları oluşturmaktadır. Bunların aşılanıp geleceğin DOĞAL MEYVE BAHÇESİ ve PAZARI olması hayali ile İlçemiz Siyasi yetkilileri,Kaymakam ve Valiye.Bu tabiat olayını vicdani dilekçe olarak arz ettim. Siyasilerden hiç cevap gelmedi.Resmilerden (Tarımla ilgili toplantılarda konu ele alınacaktır.)denilmekte ise de benim için inandırıcı değildi.Sene 2013
Belki Yazılı ve sözlü tekliflerimle tarihin akışını değiştirme gayretindeyim. Gerçi, ömür kepeğinin ne zaman biteceğini ancak Allah bilir.O kepeğin bitmeyeceğini düşünerek,geleceğe tohumlar atmakta Allahın emri olduğuna inananlardanım..
Büyük şehirlerin durumu malum. Allah korusun, ne zaman harp olacağı, darp olacağı,Başlayan anarşik olayların akibeti ve diğer bir takım afatların (deprem,Su baskını Vs gibi) zuhur edeceğini Allah bilir amma.İnsan oğlu böyle karanlık günler de, (gidebileceğim köyüm var.)tesellisine de ihtiyaç duysa gerektir.
Bu internet denilen aletle konuşanların büyük çoğunluğu,sanki kendilerini (tövbe haşa)Allahtan sigortalamışlar gibi. İki satırlık nüktedanlarla yetiniyor. Sadece bu günü yaşıyorlar. Bir çoğu, yok olmaya yüz tutmuş köylerimizin, tükendiğini görerek, adeta keyf alır gibiler desem yalan olmaz sanırım.
Bunun bir çaresi vardır diye düşünüyorum.Mesela Bizim dönemimizde, İlçemizin siyasi ve idari yetkililerinden aldığı duyuruyu Sayın Kaymakamımız Ercan TOPACA nın yol göstericiliğinde Sayın E.S.ATAY’ gurbette ki tüm Azdavay’ı sevenlere iletir. Ayda bir Orman Lokalinde toplanıp. Güle kaynaşa yenilir. Geleceğe hizmet tohumları atılırdı. Sayın Reislerin böyle toplantılarla İlçelerin ve köylerin aydınlık geleceğine temel atma projeleri üretilmesine sebep olmalı diyorum. Günün şartlarına da uyarlanarak ihlasla yol çıkılırsa (KÖYLÜ KÖYÜNDE, ŞEHRLİ ŞEHRİNDE TUTULUR) diyorum.
Devletimiz,ikna edici projeler karşılığında köylerin kalkınması için sınırsız yardım ve destek veriyor. Yapılamasa da, Kaplumbağa misali yolunda ŞEHİT te mi olunamaz.
Böylelikle de,İlçelerimiz ve köylerimizin yok olmaya yüz tutan makus talihinin yenile bilineceği sadece benim kanaatim olmasa gerek diye düşünüyorum.
ELLERİ OĞUŞTURARAK ve ÇATARAK DÜŞÜNMEK ÇARESİZLİKTİR. BİZSE,HİÇ BİRİMİZ BUNA LAYIK DEĞİLİZ.

Fehmi NALBANT. Kasım 2013

CEVAP VER