Gülveren Yaylasına hakim yüksek bir tepe Ziyaret olarak tanınır. Yakın çevresindeki dağlara ve tepelere göre daha yüksektir .Elde edilen bilgilere göre; Emir isminde bir şehit yatmaktadır. Eskiden her yıl köy halkı tarafından ziyaret edilirdi.İsmini de bu ziyaretlerden aldığı sanılmaktadır. Penek Kalesini almakla görevlendirilen Emir kahramanca savaşır.Türkün Bağları denilen yerde yaralanır. Buraya kadar gelir ve burada şehit düşer.

Kendimi bildim bileli köy halkı bu tepeyi Ziyaret etmektedir. Haziranın sonlarına doğru yaylalar çıkar (yaylaya gidilir). Temmuzun on beşine kadar yapılacak önemli işler olmaz.İşler çıkmadan köy halkı bir gün bu tepeye çıkar.Bir gün önceden bekçi tarafından haber verilir.Akşama kadar günlerini
burada geçiriirler. Ziyarete gidenler kağnı arabaları ile bir günlük yiyecek ve içeceklerini, Güneşten korunmak için gölgeliklerini yanlarına alırlar. Toplu olarak gidilir. Kurbanlar kesilir. Dualar yapılır, yıl kurak geçiyorsa yağmur duası yapılır. Günün geri kalan süresince bir piknik havası içinde yenilir,içilir.Hoş sohbetler yapılır. Hatta eğlenceler de yapılır. Tabir caizse gün bir panayır havası içinde geçer.

Burada yapılan ibadetler, dualar ve dilekler Allah adına yapılır. Bazı yerlerde olduğu gibi kesinlikle yatırdan yardım beklenmez. Burası ibadetler için bir araç-mekan olarak düşünülür. Hiç bir kişinin aklının ucundan, yatır aracılığı ile yardım dilemek geçmez. Önemli olan burayı ziyaret edenlerin halis niyetleridir.

Son yılarda defne hırsızları bu yatırlarda tarihi kalıntılar bulmak nedeniyle kazdıkları söylenmektedir. Erdavut Dağının Tepesinde bulunan Ziyaretin kazıldığı, metalden bir tabak bulunduğu, bunu paylamak için üç parçaya ayrıldığı yöre halkı tarafından söylenmektedir. Bunu yapanları şiddetle kınıyorum.

1969 yılında öğretmen okulundan yeni mezun olmuştum.O yazda Ziyarete gidilmişti. Bende ailemle birlikte ziyarete gitmiştim. Gerekenler yapıldıktan sonra eşyalarımızı toplayarak yaylaya dönüyorduk. Dönüş yolu komşu Atizi (God) köyü yaylası sınırından geçmektedir. Bu köyle Gülveren Köyü arasında yıllarca arazi anlaşmazlıkları oldu. God Köyü yaylasının merası ve hayvanlarını sulamak için kaynakları yetersiz olduğu için çoğu zaman Gülveren’e ait meralarda hayvanlarını otlatırlar, Gülveren köyüne ait derelerde izinsiz olarak hayvanlarını sularlardı. Meralar ve su kaynaklarına kullandıkları, için anlaşmazlıklar,kavgalar olurdu. Aralarındaki husumet bir türlü bitmezdi.Yine bu husumetlerden kaynaklanıyor olacak ki Gülverenlilerin ziyarete çıktığını fırsat bilerek ,onların yolarını keselim diye aralarında karalaştırırlar.Ziyaretten inen bizlerin bundan haberi yoktur. Ansızın önümüz kesildi.Taşlarla,sopalarla saldırdılar. Bir kısım köylü arabaları ve çocukları kaçırmaya çalışırken, diğerleri karşılık veriyordu. Ortalık bir savaş meydanına döndü.Onlar taşlarla saldırıyor, geri kaçıyorlar, bizimkiler karşılık veriyorlardı. Bu meydan kavgası bir saate yakın sürdü.Her iki taraftan yaralananlar olmuştu.Bu arada ileri de talihsiz bir olay oldu.Haksz saldırıya dayanamayan biri silahına hakim olamamıştı. Yöre halkı genelde silah bulundurmaz.Ancak İbrahim Çavuş köyün bekçisiydi.Elinde bekçi vardı. Yaşanılan haksızlığa ve saldırıya dayanamamış,öfkesine yenilerek, çaresizce silahını ateşlemişti İleride bir kişinin vurulduğu söylentileri duyulunca, her iki tarafta dağıldı.Ortalık yatıştı.Bir kişi vurulmuştu.Köy adına İbrahim Çavuş yargılandı.Tutuklanarak cezaevine konuldu.Hayatının geri kalan kısmını hapishanede geçirdi.Cezasını tamamlayarak serbest bırakıldı.Fakat cezaevinde kaldığı süre içinde sağlığı bozulmuştu.Özgürlüğüne kavuşunca da fazla yaşayamadı.Kendisini rahmetle anıyorum.

gülveren ziyaret tepe

CEVAP VER