Yazı Detayı
13 Mayıs 2020 - Çarşamba 07:26 Bu yazı 225 kez okundu
 
Bir terk edilişler caddesi Kars
Mustafa KÜPELİ
 
 

“Merhaba, dertlerini dert edindiğimiz, sevinçlerini sevincimiz bildiğimiz,     serhat    topraklarının değerli    insanları… Merhaba sevgili Kars, Ardahan, Iğdırlılar…”

Bir terk edilişler caddesi Kars

   O kadar Kars'ın içindeyim ki… Ve o kadar Kars'ın dışındayım ki… Bunu anlatabilmek gerçekten çok zor.  
O kadar Kars'ın içindeyim ki, günlerim, gecelerim memleketimin insanları arasında geçi-
  yor. Bir günüm geçmiyor ki, teması Kars olan bir konunun, sebebi Kars olan bir toplantının, içeriği Kars olan bir düğünün-bayramın içinde olmayayım… Bir günüm geçmiyor ki, nazlı sevgilim Kars'ın adını duymamış olarak uyuyayım. O kadar içindeyim ki Kars'ın; yürürken kendimi Allahuekber'in yamaçlarında htiğim, üşürken yüzümde Çıldır Gölü'nün soğuk esintisini duyduğum, uyurken kendimi Korevenk Yaylalar'ında düşlediğim, havanın sıcak olduğu günlerde "burası Iğdır Ovası gibi" dediğim zamanlar çok olmuştur.          
Ve aynı zamanda o kadar Kars'ın dışındayım ki, içimde durmadan bir hasret büyüyor. Sanki memlekete bir otobüs mesafesinde değilim, sanki dünya üzerinde birbirine en uzak iki mesafede duruyoruz ve beni ona kavuşturacak son vasıtanın kalkış saatini çoktan kaçırmış durumdayım. O kadar dışındayım ki Kars'ın, sanki bir gün dağ dağa gerçekten kavuşacak ancak ben ayaklarımı o buzdan topraklara bir daha basamayacağım gibi geliyor… Sanki Kars hayalden uzak bir ütopya, sanki Kars öykülerdeki saklı şehir ve sanki Kars sadece bir bilinçaltı öğesi… rüyalarımızı uzak ve soyut şehri gibi… 
Tanıdığım, bildiğim, selamımın olduğu hemen herkesten Kars'ı mutlaka sormuşumdur… Kars, sizin için ne ifade ediyor, demişimdir. Bugün bu sorunun muhatabı olarak kendimi gördüm. Kars'ın bendeki anlamı, sizdeki anlamı gibidir sanırım. "Kars" denildiğinde birbirine yakın duygular hmemizin, ortak geçmişimizden kaynaklandığını sanıyorum. Sonuçta, hepimizin çocukluğu kapı önlerinde yalınayak geçmedi mi? Sonuçta halı saha maçlarımız olmadı bizim. Maçlarımızı harmanda yapmadık mı hepimiz? Hangimiz tezek toplamadı? Uzun kış mevsimine hazırlık için hangimiz odunların budağına denk gelmemek için çaba sarf etmedik? Hangimiz eksi bilmem kaç derecede keski ile ot kesmedik, kestiğimiz odunu bardan bardan taşımadık… Hangimiz ineğimizin doğumunu gece sabaha kadar beklemedik, kaybettiğimiz atımızı günlerce-gecelerce dere tepe demeden aramadık? Hangimiz yapmadık bunları? Evet, "Kars" denildiğinde birbirine yakın duygular hmemizin sebebi, birbirine yakın hayatlar yaşamış olmaktan kaynaklanıyor. 
Bizim bu ortak duygularımızdan öte, hepimizin dünyasında özel hisler de oluşuyor muhakkak. Kendi dünyam adına şunu söyleyebilirim ki; yaptığım iş dolayısıyla Kars belleğimde epey yer kaplıyor. Hatta öyle zamanlar oluyor ki, ben mi Kars'ın bir evladıyım, yoksa artık Kars mı benim evladım, bunu bir türlü kestiremiyorum. Sanırım Kars benim evladım artık. Kars'a bir zarar geldiğinde yaşadığım hüzün, ancak bir babanın oğlu acı çekerken yaşadığı hüzünle eşdeğer. Kars adına yapılan bir iyiliğe duyduğum sevinç, bir babanın hasta oğlunun taburcu olmasına sevindiği kadar… Kars'a yıllardır gider gelirim. Her gidişim hayatıma yeniden doğan bir güneş, her ayrılışım kemikten etin ayrılışı gibidir hala…
Benim dünyamda Kars bazen bir hayat, bazen bir ölüm adası gibi... Kars madalyonunun her iki tarafını yaşamak, meslek perspektifinde bir avantaj olabilir belki. Ancak bu bakış, bir aşığın kalbine çok fazla yüklenmesi anlamına da gelebiliyor. Bugün sizin Kars'tan yolcu ederken el salladığınız aileyi, biz burada otobüsten inerken görüyoruz. Bugün sizin telefonla arayıp, "nasılsınız" dediğiniz ve "iyiyiz" yanıtını aldığınız gurbetçilerin, biz burada aslında ne durumda olduklarını görüyoruz. Rahatlıkla şunu söyleyebilirim ki; çok mecbur kalmadıkça gelmeyin, illa gelecekseniz acı çekme katsayınız yüksek olsun, acı çekeceğinizi bile bile gelin.
Kars'ı terk etmeyin… Terk ettiyse niz dönün ve yeniden el sıkışın Kars'la.. Benim dünyamda parçalarından parçalar koparılmış bir şehirdir o… Evlatları durmadan azalan, dertleri durmadan artan bir annedir Kars… Son yıllarda evine elleri boş, gözleri dolu giden bir babadır Kars… Bir şehrin ortasında ellerinden tutulmadığı durumda kaybolma ihtimali bulunan acemi bir çocuktur Kars…Öyle bir terk edilişler caddesidir ki Kars, bizim yüzümüzden, gidenler yüzünden, gündüzsüz kalmış bir gece, baharsız kalmış bir kış, sazsız kalmış bir Çobanoğlu'dur Kars…         
Benim dünyamda Kars, konuşan bir şehirdir. Yıllar var, kulağıma aynı sesleri fısıldamakta… "Yardan düştüm/ yaralarım yardan"


Mustafa KÜPELİ

mustafakupeli@gmail.com

 
 
Etiketler: Bir, terk, edilişler, caddesi, Kars,
 
Etiketler: Bir, terk, edilişler, caddesi, Kars,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
53
0
3
8
15
26
2
Başakşehir FK
53
0
3
8
15
26
3
Galatasaray
50
0
4
8
14
26
4
Sivasspor
49
0
5
7
14
26
5
Beşiktaş
44
0
8
5
13
26
6
Alanyaspor
43
0
7
7
12
26
7
Fenerbahçe
40
0
8
7
11
26
8
Göztepe
37
0
9
7
10
26
9
Gaziantep FK
32
0
10
8
8
26
10
Denizlispor
31
0
11
7
8
26
11
Antalyaspor
30
0
10
9
7
26
12
Gençlerbirliği
28
0
12
7
7
26
13
Kasımpaşa
26
0
14
5
7
26
14
Konyaspor
26
0
10
11
5
26
15
Yeni Malatyaspor
25
0
13
7
6
26
16
Çaykur Rizespor
25
0
15
4
7
26
17
MKE Ankaragücü
23
0
13
8
5
26
18
Kayserispor
22
0
14
7
5
26
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı